Zorunlu router dayatmasına son, upload hızlarında gerçek iyileştirme ve şeffaf fiyatlar istiyoruz.
Dayatması
Olmayan Upload Hızları
İnternet Fiyatları
Size ait olmayacak bir cihaza para ödemek mantıklı mı? 18 aylık taahhüt süresince router için yaklaşık 1.260 TL ödeyip, sonunda iade etmek yerine kendi cihazınızı kullanın, özgürleşin!
Bazı internet sağlayıcıları, modemin "hediye" olduğunu söyler. Gerçekte bu ücreti, daha yüksek olan aylık paket fiyatlarına gizlerler. Yani "ücretsiz" görünen o modem için aslında her ay farkında olmadan ödeme yaparsınız. Sonuç değişmez: Yine size ait olmayan bir cihaz için yüzlerce lira ödemiş olursunuz.
Dünyadan Örnekler
Almanya’da 1 Ağustos 2016 itibarıyla yürürlüğe giren yasal düzenleme (Telekommunikationsgesetz kapsamında) ile kullanıcıların internet bağlantısı için istedikleri modem veya router’ı kullanma hakkı güvence altına alındı. Operatörler artık cihaz dayatamıyor ve kullanıcıya bağlantı kurabilmesi için gerekli tüm bilgileri (giriş bilgileri, teknik detaylar) ücretsiz ve talep edilmeden vermek zorunda. Bu düzenlemenin geleceğe yönelik adı “Router Freedom” yani Cihaz Özgürlüğü olarak anılıyor.
İtalya’da 2018 yılında AGCOM (“Autorità per le Garanzie nelle Comunicazioni”) tarafından çıkarılan Delibera 348/18/CONS ile kullanıcılar kendi modem/router'larını seçme hakkına kavuştular. Operatörler artık modem kiralama veya satışıyla cihaz dayatamaz. Ayrıca, cihaz seçenekleri net belirtilmeli, kurulum ve destek bilgileri sağlanmalı; modem kiralama bedeli sözleşmeye bağlı olarak ayrıştırılmalı. Bu karar, 1 Aralık 2018 itibarıyla yeni abonelikler için uygulanmaya başlandı. Telekom operatörlerinin itirazları (örneğin Telecom Italia) hukuki yollarla reddedildi ve özgür modem prensibi, tüketicilerin lehine kesinleşti.
Bu zorunlu router politikası, ülkemizde milyarlarca TL döviz kaybına yol açıyor.
Aboneye zorunlu router
Ortalama router maliyeti
Döviz çıkışı
Yetersiz yükleme hızları sadece günlük hayatımızı zorlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda ülkemizin dijital ekonomideki rekabet gücünü de zayıflatıyor. Yazılımcılarımız, tasarımcılarımız, içerik üreticilerimiz ve girişimcilerimiz, potansiyellerini tam olarak kullanamıyor. Uzaktan çalışma ve dijital ihracat gibi fırsatları kaçırıyoruz.
İnternet artık sadece içerik tükettiğimiz (download) tek yönlü bir mecra değil. Görüntülü görüşmelerle toplantı yaptığımız, bulut sistemlere projelerimizi yüklediğimiz, eğitim verdiğimiz ve dünyaya içerik ürettiğimiz (upload) çift yönlü bir yaşam alanı. Ancak Türkiye'deki internet altyapısı, 1:10 (100'e 10) hatta 1:20 (100'e 5) gibi oranlarla hala eski dünyanın alışkanlıklarını dayatıyor. Bu durum, dijital potansiyelimizin önündeki en büyük engeldir.
"Bu gidişata bir son vermek için somut ve gerçekçi bir önerimiz var: Türkiye'de sunulan internet hizmetlerinde, indirme (download) hızının en az yarısı kadar yükleme (upload) hızı sunulması yasal bir asgari standart haline getirilmelidir.
Dünya yapay zeka ve gigabit hızlarla geleceği şekillendirirken, ülkemizde milyonlarca insan hala 10-15 yıl öncesinin teknolojisi sayılan 16 Mbps hızındaki internet için aylık 700 TL gibi fahiş ücretler ödüyor. Bu, sadece yavaş bir internete sahip olmak değil, aynı zamanda dijital çağda temel bir hak olan bilgiye erişimin ekonomik bir engele dönüşmesidir.
Net asgari ücretin 22.104,67 TL olduğu ülkemizde, 700 TL'lik bir internet faturası bu ücretin neredeyse 32'de 1'ine denk geliyor. Başka bir deyişle: Asgari ücretli bir vatandaşımız, emeğinin önemli bir kısmını sadece temel bir dijital ihtiyacı karşılamak için harcamak zorunda kalıyor. Bu parayla bir ailenin bir haftalık temel mutfak masrafı veya bir elektrik/su faturası rahatlıkla ödenebilir. Vatandaş, temel geçim masrafları ile dijital dünyaya erişim arasında acı bir seçim yapmak zorunda bırakılıyor.
Talebimizi desteklemek için Change.org kampanyasına katılabilir veya QR kodu okutabilirsiniz.
Telefondan tarayarak katılın